Biyomimikri, Tabiatın Mükemmelliklerinden İlham Alın

29 Kasım 2015 6 dk okuma Endüstriyel Tasarım

Biyomimikri, Tabiatın Mükemmelliklerinden İlham Alıntasarimakademi-biomimicry (7)

Biyomimikri, kavram olarak çok bilinmese de insanlık tarihi boyunca var olan doğayı taklit ederek günlük hayatı kolaylaştırma ve bilimde ilerleme yoludur. Tabiatın mükemmelliği karşısında büyülenen insanoğlu ondan faydalanmanın ancak ona uyum sağlamakla mümkün olabileceğini keşfettiği anda biyomimikri başlamıştır. Günümüz bilim insanlarının birçoğu hayvan ve bitki sistemlerini inceleyerek insanlık için çok önemli tasarımlara imza atmaktadır.

tasarimakademi-biomimicry (2)

”Biyomimikri kavram olarak ilk kez Janine M. Benyus tarafından 1997’de kullanılmıştır.”

Biyomimikri kavramı nereden gelir?

Biyomimikri sözcüğü, Yunanca “yaşam” anlamına gelen bios ile “taklit” anlamına gelen mimesis sözcüklerinin birleşiminden türemiştir. Anlamı doğrudandır: yaşamı taklit etmek. Kavramı bugünkü anlamıyla yaygınlaştıran isim, 1997’de yayımladığı kitabıyla biyoloji uzmanı Janine M. Benyus olmuştur. Benyus’a göre doğa, dört milyar yıldan uzun süredir devam eden bir araştırma laboratuvarıdır; bu süre boyunca işe yaramayan her çözüm elenmiş, geriye yalnızca koşullara en iyi uyum sağlayan tasarımlar kalmıştır. İnsanlık için en akıllıca yol, bu sınanmış çözümleri yeniden keşfetmektir.

Biyomimikrinin ayırt edici yanı, doğayı bir kaynak deposu olarak değil bir öğretmen olarak görmesidir. Bir hayvanın biçimini estetik bir esin kaynağı gibi kullanmak biyomorfizmdir; oysa biyomimikri, o biçimin neden işe yaradığını, hangi soruna nasıl çözüm getirdiğini çözümler ve o işlevsel mantığı mühendisliğe taşır. Bu yüzden biyomimikri yalnızca biyologların değil; mühendislerin, mimarların ve tasarımcıların ortak çalıştığı disiplinler arası bir alandır.

Biyomimikri Armadillo araba tasarımı

Biyomimikri Armadillo araba tasarımı

Biyomimikri hangi alanlarda kullanılır?

Günümüzde tıp, kimya, mimari ve mühendislik gibi pek çok alanda biyomimikri prensiplerinden ilham alınmaktadır.

Termit yuvaları bir tür kule şeklindedir ve mükemmel havalandırma ve ısı dengeleme sistemlerine sahiptir. Bu yapıların mükemmelliği yıllar süren bilimsel gözlemlerle ortaya çıkmıştır. Mühendisler, termitlerin yuvalarındaki sıcaklığı dış ortam ne olursa olsun dengede tutan pasif havalandırma mantığından yola çıkarak, daha az enerji harcayan iklimlendirme yaklaşımları geliştirmektedir.

Ayçiçekleri güneş enerjisinden faydalanmak için gün boyu baş kısımlarını güneşe doğru yöneltirler. Eskiden sabit olan güneş enerjisi panelleri bu prensibi taklit ederek hareketli duruma getirilmiş ve güneşi gün boyu takip eden sistemler daha çok enerji üretir hale gelmiştir. Yarasalar ise karanlıkta yön bulmak için ekolokasyon adı verilen bir tür doğal sonar kullanır; çıkardıkları sesin yankısını ölçerek çevrelerini “duyarlar”. Aynı prensip pek çok sonar ve radar sisteminin temel mantığını oluşturur.

Biyomimikri, Hayalet Uçak

Hayalet Uçak

Uçakların daha verimli uçması için kuşların aerodinamik biçimleri ve kanat hareketleri uzun süredir incelenmektedir. İnsanların serbest düşüş sırasında kullandığı kanatlı uçuş giysileri ise uçabilen memelilerden, özellikle yarasaların ve uçan sincapların gergin zarlı yapısından esinlenmiştir.

Biyomimikri Mimari

Biyomimikri Mimari

Doğadan öğrenilen klasik tasarım örnekleri nelerdir?

Biyomimikrinin en bilinen örneklerinden biri cırt cırt bantın hikâyesidir. İsviçreli mühendis George de Mestral, köpeğinin tüylerine ve pantolonuna takılan dulavratotu tohumlarını mikroskop altında incelediğinde, bu tohumların ucundaki minik kancaların kumaş ilmeklerine takıldığını fark etmiş ve bu mekanizmadan yola çıkarak velcro bağlantı sistemini geliştirmiştir. Benzer biçimde, nilüfer yaprağının yüzeyi mikroskobik pürüzleri sayesinde suyu hiç tutmadan yuvarlar; “lotus etkisi” adı verilen bu özellik, kendini temizleyen boya ve kumaş yüzeylerinin esin kaynağı olmuştur.

Bir başka çarpıcı örnek, yüksek hızlı trenlerin burnudur. Bir tren tüneline girerken oluşan basınç dalgasının yarattığı gürültü, yalıçapkını kuşunun suya en az su sıçratarak dalmasını sağlayan uzun ve sivri gagası taklit edilerek azaltılmıştır. Bu örnekler biyomimikrinin yalnızca bir teori olmadığını, günlük yaşamı doğrudan etkileyen ürünler ürettiğini göstermektedir.

Donma ve hayatta kalma sırları biyomimikriye ne katar?

Teknelerin suda hızlı ilerlemesi yunus gibi deniz canlılarının hareket ve gövde prensipleri ile şekillendirilmektedir. Bazı kurbağa ve balık türleri ise buz altında uzun aylar boyunca ölü sayılabilecek bir konumda kendini saklamakta, havanın ısınmasıyla zarar görmeden yeniden canlanmaktadır. İnsanlar bu donma ve zarar görmeden hayatta kalma sırlarının peşindedir. Bu canlıların hücrelerini buz kristallerinin parçalamasını önleyen doğal “antifriz” moleküllerini anlamak, dokuların ve organların uzun süre saklanması üzerine yapılan tıbbi araştırmalara ışık tutmaktadır.

Bütün bu örnekler ortak bir derse işaret eder: doğa, kaynağı boşa harcamadan, atığı yeniden kullanarak ve ortam koşullarıyla çatışmadan çözüm üretir. Biyomimikri de tam olarak bu mantığı insan tasarımına aktarmayı amaçlar. Bu yüzden yalnızca yenilikçi değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek için en umut verici yaklaşımlardan biri olarak görülmektedir.

tasarimakademi-biomimicry (3) tasarimakademi-biomimicry (1)

Kaynak : biomimicry.net

Sıkça sorulan sorular

Biyomimikri tam olarak nedir?
Biyomimikri, doğanın milyonlarca yılda geliştirdiği biçim, süreç ve sistemleri inceleyip bunları insan tasarımına ve mühendisliğine uyarlama yaklaşımıdır. Amaç doğayı yalnızca taklit etmek değil, sınanmış doğal çözümlerden öğrenerek daha verimli ve sürdürülebilir ürünler tasarlamaktır.
Biyomimikri ile biyomorfizm aynı şey midir?
Hayır. Biyomorfizm, doğadan yalnızca görsel ve estetik biçim ödünç alır; bir nesnenin bir yaprağa ya da kabuğa benzemesi gibi. Biyomimikri ise işlevi taklit eder: bir yüzeyin nasıl kendini temizlediğini ya da bir yapının havayı nasıl serinlettiğini çözümleyip bu mekanizmayı tasarıma taşır.
Biyomimikri neden sürdürülebilirlikle ilişkilidir?
Doğadaki sistemler kapalı döngülerde çalışır: atık başka bir sürecin kaynağı olur, enerji minimumda kullanılır ve malzemeler ortam koşullarında üretilir. Bu prensipleri taklit eden tasarımlar genellikle daha az enerji harcar, daha az atık üretir ve geri dönüştürülebilir olduğu için doğal olarak sürdürülebilirliğe yaklaşır.

Tasarım içeriklerini kaçırmayın

Yeni makaleler, akımlar ve tasarımcılar üzerine yazıları e-postanıza gönderelim.

Bu içerik Tasarım Akademi editör ekibi tarafından hazırlanmıştır. Bir hata fark ettiyseniz veya güncelleme öneriniz varsa bize bildirin.

Tüm makaleler