Jeppe Hein, kamusal alandaki en sıradan nesnelerden biri olan park bankını alıp onu bir karşılaşma ve oyun aracına dönüştüren Danimarkalı bir çağdaş sanatçıdır. Berlin ve Kopenhag arasında çalışan Hein, izleyiciyi pasif bir seyirci olmaktan çıkarıp eserin içine katan interaktif yerleştirmeleriyle tanınır. Burada konu edilen banklar, sanatçının “Modified Social Benches” (Değiştirilmiş Sosyal Banklar) adlı serisinden geliyor.
Tasarımcıya göre “Yapılan değişikler sayesinde, banklar işlevsiz birer obje olmakla, kullanışlı şehir mobilyaları ve oyuncaklarına dönüşmek arasındaki ince çizgide yer alıyorlar… aynen, bir sanat eseri ile kullanışlı bir nesnenin arasındaki zıtlık gibi…”
Modified Social Benches serisi neyi değiştiriyor?
Serinin çıkış noktası son derece basittir: herkesin zihnindeki standart park bankı biçimi alınır ve oturma yüzeyi büküp eğilerek yeniden yorumlanır. Bazı banklar dik bir tepeye doğru yükselir, bazıları ortadan kıvrılır, bazıları ise iki ucu birbirine bakacak şekilde döner. Sonuçta ortaya çıkan nesne hâlâ tanıdıktır, ama üzerine oturmak için bir an düşünmeniz, dengenizi bulmanız, hatta bazen yanınızdakine bakmanız gerekir.
Bu küçük zorluk bilinçli bir tasarım kararıdır. Hein, oturmak gibi otomatik bir eylemi yavaşlatarak insanın bedenini ve çevresini yeniden fark etmesini hedefler. Bank bir anda hem bir oturma yeri hem de basit bir oyun aletine dönüşür.
Kent mobilyası karşılaşmayı nasıl teşvik eder?
Kamusal mobilyanın çoğu, insanları birbirinden ayrı tutmak üzere tasarlanır. Tek kişilik koltuklar, kol dayamalarıyla bölünmüş banklar ya da sırt sırta yerleştirilmiş oturaklar, temasın en aza indiği düzenlerdir. Sosyal bank yaklaşımı tam tersini dener: biçimin kendisi insanları birbirine yaklaştırır.
Bir bankın iki ucu birbirine baktığında, üzerine oturan iki yabancı kaçınılmaz olarak aynı sahneyi paylaşır. Yüzey beklenmedik bir yöne kıvrıldığında, geçenler durup bakar, çocuklar tırmanmaya başlar, insanlar fotoğraf çeker. Böylece bank, kentsel boşlukta küçük bir buluşma noktası hâline gelir.
İnteraktif kamusal sanatın değeri nedir?
Hein’in çalışması, çağdaş kamusal sanatın güçlü bir eğilimini örnekler: izleyicinin katılımı olmadan tamamlanmayan eser. Müzedeki dokunulmaz tabloların aksine bu banklar dokunulmak, üzerine çıkılmak ve kullanılmak için vardır. Eserin “tamamlanması” ancak bir insan onunla etkileşime girdiğinde gerçekleşir.
Bu yaklaşımın kentler için somut bir karşılığı da var. İyi tasarlanmış kamusal mobilya, bir meydanı ya da parkı insanların gönüllü olarak vakit geçirmek istediği bir yere dönüştürür. Sanat ile işlev arasındaki o ince çizgide duran Hein’in bankları, sıradan bir kentsel nesnenin bile neşe ve sosyal temas üretebileceğini hatırlatır.


Kaynak: 123inspiration.com