Apple markası tasarımlarıyla ve yeni ürünleriyle ünlü büyük bir marka,bu markayı oluştururken bir çok yoldan ve tasarımdan geçen Apple firması bir çok ürün tasarlamış ancak piyasaya sürmemiştir. Bu nedenle bazı ürünleri bilinmemekte ve unutulmaktadır. Aşağıda göreceğiniz ürünler unutulmaya yüz tutmuş Apple ürünleridir.

Apple flip phone, 1983 Tasarımcı: Hartmut Esslinger.
BabyMac Prototipi, 1985 Tasarımcı: Hartmut Esslinger.
Dokunmatik ekranlı MacBook, 1984 Tasarımcı: Hartmut Esslinger.
Mac’in 20. Yıldönümü özel tasarımı, 1997 Tasarımcı: Jony Ive.
Öğrenciler için eMate 300 laptop, 1997 Tasarımcı: Jony Ive.
Bir markanın gizli kalan tasarımları neden önemlidir?
Bir markanın piyasaya çıkardığı ürünler buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Onların altında, hiçbir zaman rafları görmeyen yüzlerce eskiz, model ve prototip bulunur. Apple gibi tasarım kimliği güçlü bir şirket söz konusu olduğunda, bu terk edilmiş çalışmalar markanın nasıl düşündüğünü, hangi yolları deneyip hangilerinden vazgeçtiğini anlamak için zengin bir arşiv oluşturur. Unutulan tasarımlar, bir ürünün başarısının arkasında ne kadar çok denemenin yattığını hatırlatır.
Tasarım pratiğinde başarısız ya da rafa kaldırılmış bir fikir gerçekten kaybolmaz. Çoğu zaman bir konseptte denenen bir oran, bir malzeme ya da bir etkileşim biçimi, yıllar sonra başka bir üründe olgunlaşmış haliyle karşımıza çıkar. Bu yüzden bir markanın tarihini okumak isteyenler için piyasaya çıkmayan tasarımlar, çıkanlar kadar öğreticidir.
Snow White dili Apple’a ne kazandırdı?
1980’lerin başında Hartmut Esslinger ve frog design’ın Apple için geliştirdiği Snow White tasarım dili, markanın görsel kimliğinin temel taşlarından biridir. Beyaz tonlu yüzeyler, yüzeylere işlenen ince yiv çizgileri ve ürünler arasında tutarlı oranlar, o döneme kadar dağınık görünen bir ürün ailesini ortak bir dile kavuşturdu. Bu yaklaşım, bir markanın yalnızca tek bir ürünü değil bütün katalogunu birbiriyle konuşan bir sistem gibi tasarlaması fikrini güçlendirdi.
Yukarıda görülen erken telefon ve bilgisayar denemeleri, bu dilin farklı ürün tiplerine nasıl uygulanabileceğini araştıran çalışmalardır. Hiçbiri o haliyle satışa sunulmamış olsa da, ortaya koydukları sadelik ve tutarlılık ilkesi sonraki yılların ürünlerinde izini sürdürdü. Bir tasarım dilinin değeri, tek tek ürünlerin ötesinde markaya kazandırdığı sürekli kimliktir.
Prototip ve seri üretim arasındaki yol nasıl işler?
Bir fikrin eskizden seri üretime ulaşması uzun ve eleyici bir süreçtir. Önce kavramsal eskizler çizilir, ardından form ve oranları sınamak için fiziksel modeller üretilir, sonra işlevsel prototiplerle malzeme, ergonomi ve teknik fizibilite test edilir. Her aşamada birçok seçenek elenir. Bir ürünün piyasaya çıkmaması mutlaka kötü tasarlandığı anlamına gelmez; çoğu zaman maliyet, üretim teknolojisinin yetersizliği, pazarın hazır olmaması ya da şirketin önceliklerinin değişmesi belirleyici olur.
Apple’ın bu erken denemelerinin bir bölümü, döneminin teknolojisinin henüz desteklemediği fikirleri barındırıyordu. Örneğin dokunmatik etkileşim ya da çok taşınabilir form fikirleri, ancak yıllar sonra gerekli bileşenler ucuzlayıp olgunlaştığında gerçekçi hale geldi. Bu açıdan terk edilmiş tasarımlar, bazen yalnızca zamanından önce gelmiş fikirlerdir.
Bu tasarımlardan öğrenci ne öğrenebilir?
Tasarım eğitimi alan biri için bu unutulmuş ürünlerin en önemli dersi, sürecin kendisini görünür kılmasıdır. Nihai ürünler kusursuz ve kaçınılmaz görünür; oysa onlara giden yol denemeler, başarısızlıklar ve geri dönüşlerle doludur. İyi bir tasarımcı, bir fikri rafa kaldırmayı da sürecin doğal bir parçası olarak görür ve bu deneyimleri biriktirir.
İkinci ders ise süreklilik ve kimlik üzerinedir. Apple örneği, bir markanın gücünün tek bir başarılı üründen değil, yıllar boyunca sürdürülen tutarlı bir tasarım anlayışından geldiğini gösterir. Piyasaya çıkmayan tasarımlar bile bu anlayışın gelişimine katkıda bulunduğu için, bir markanın tasarım tarihinin değerli birer parçasıdır.
Kaynak:Taxi



