2. İstanbul Tasarım Bienali, bu yıl da etkinlikleriyle İstanbul’u bir tasarım kentine dönüştürüyor. Bienal kapsamında düzenlenen Tasarım Rotaları, ziyaretçilere 17 Ekim tarihinden itibaren kentin farklı bölgelerindeki tasarım odaklı ofis, mağaza, atölye, imalathane ve yapıların yanı sıra, çeşitli bölgelerin kendine has dokularının inceleneceği tematik yürüyüşler sunuyor.
İstanbul Tasarım Bienali nedir?
İstanbul Tasarım Bienali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve iki yılda bir tekrarlanan uluslararası bir tasarım etkinliğidir. İlk edisyonu 2012 yılında gerçekleştirilen bienal, kısa sürede İstanbul’un kültürel takviminin önemli duraklarından biri hâline geldi. Sergiler, konuşmalar, atölyeler ve kent gezileri aracılığıyla tasarımı yalnızca uzmanların değil, geniş bir kitlenin erişebileceği bir alan olarak kurar.
Bienalin ayırt edici özelliği, her edisyonun farklı bir kavramsal çerçeve etrafında düşünülmesidir. Tasarım burada yalnızca ürün ya da estetik mesele olarak değil; toplumsal, kentsel ve gündelik hayatla iç içe geçen bir düşünme biçimi olarak ele alınır. Bu yaklaşım, bienali bir ürün fuarından ayırarak tasarımın kültürel boyutunu öne çıkarır.
Tasarım Rotaları gezileri ne sunuyor?
Tasarım Rotaları, bienalin en katılımcı parçalarından biridir. Sergileri pasifçe gezmek yerine, ziyaretçiyi sokağa çıkarıp kentin dokusunu yürüyerek keşfetmeye davet eder. Bu rotalar, kentin Asya ve Avrupa yakalarındaki farklı bölgeleri kapsayan 12 ayrı güzergâhtan oluşuyor.
Rotalarda, Kuzguncuk, Çemberlitaş-Kapalıçarşı-Sultanahmet, Galata-Şişhane, Fener-Balat, Beyoğlu-Galatasaray-Cihangir, Moda bölgeleri, tematik rotalar kapsamında ise Kadıköy Koku Tasarım Rotası, Kadıköy Font Rotası, Kadıköy Ses Rotası, Kadıköy Ağaç Rotası ve Kadıköy Sivil Mimari Rotası ve 2014 Maslak: Çeperde Archi-Walk yer alıyor. Tasarım Rotaları, Cuma ve Cumartesi günleri rehberler eşliğinde 20 kişilik gruplar halinde 14 Aralık’a kadar devam edecek.
Tematik rotaların çeşitliliği dikkat çekicidir. Bir mahalleyi yalnızca mimarisiyle değil; kokusu, sesi, kullandığı yazı karakterleri ya da ağaç dokusuyla okumayı öneren rotalar, tasarımın ne kadar geniş bir alana yayıldığını gösterir. Bu yaklaşım, tasarımı görsel bir nesne olmaktan çıkarıp bir deneyim ve algı meselesi hâline getirir.
Öne çıkan tasarım rotaları
Tasarım Rotalarından Bazıları Şöyle;
Kuzguncuk Tasarım Rotası
Rota günleri: 24 Ekim, 7 Kasım, 14 Kasım, 28 Kasım, 5 Aralık, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): Kuzguncuk İskelesi, 11.00
Cami ve kilisenin sırt sırta verdiği, farklı inanışların hoşgörü içinde yaşadığı Kuzguncuk, mimar, ressam, fotoğrafçı sakinleri ile İstanbul’da mahalle havasını koruyan ender semtlerden. Merkezimize çok yönlü sanat alanı Simotas Binası’nı alıp takı tasarımcısı, şef, aromaterapist ve heykeltraşlarla sohbet ediyoruz.
Çemberlitaş, Kapalıçarşı, Sultanahmet Tasarım Rotası
Rota günleri: 25 Ekim, 14 Kasım, 22 Kasım, 28 Kasım, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): İstanbul Büyük Saray Mozaikleri Müzesi önü, 11.00
Sekiz bin yıllık Tarihi Yarımada’da en az yüz yıllık meslekler icra eden zanaatkârlar var. Bu güzergâhta yolumuzu halıcı, gümüşçü, kavaf, bakırcı ve daha pek çok eski/yeni dönem tasarımcısına düşürüyoruz.
Galata, Şişhane Tasarım Rotası
Rota günleri: 17 Ekim, 7 Kasım, 22 Kasım, 6 Aralık, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): İKSV Tasarım Mağazası önü, 11.00
Bohem şıklığın yansıdığı sokaklarında özgün mekânların yer aldığı Tophane-Galata hattında butikler, sanat ve sergi alanları, ağaç tasarımcısı mobilyacılar, takı tasarımcısı sanatçıların dükkânları gibi özellikli mekânlar arasında bir gezinti.
Tasarımı kentle birlikte okumak neden değerli?
Bir tasarım etkinliğini galeri duvarlarının dışına taşıyıp sokağa indirmek, tasarım kültürü açısından önemli bir tercihtir. Çünkü tasarım, son ürün vitrine çıkmadan önce çoğunlukla atölyelerde, imalathanelerde ve ustaların elinde şekillenir. Tasarım Rotaları, bu görünmeyen üretim katmanını ziyaretçiye doğrudan gösterir.
Aynı zamanda bu rotalar, İstanbul’un kendisini bir tasarım nesnesi gibi okumayı önerir. Kuzguncuk’un mahalle dokusu, Tarihi Yarımada’nın yüzyıllık zanaatları ya da Galata’nın bohem sokakları, hepsi zaman içinde biçimlenmiş tasarım katmanlarıdır. Etkinlik bittiğinde bile bu bakış açısı kalıcıdır: kente tasarım gözüyle bakmayı öğrenen bir ziyaretçi, sonrasında her sokakta bu okumayı sürdürebilir.
Detaylı bilgi için : Tıklayınız.
