Bina yıkma denilince akla ilk gelen, dinamitlerle patlatıp serbest düşürme veya dev bir topla vurmaktır. Binalar düşer ve etraf toza bulanır. Bina yıkımı sırasında da beton ve metal yapı malzemeleri dev enkaz yığını altında birbirine karışır. Ömer HACIÖMEROĞLU’ nun tasarlamış olduğu ERO beton geri dönüşüm robotu ile dev enkaz yığınları yok oluyor. Bu robot, yıkılacak olan prefabrike beton elemanları yüksek basınçlı su ile yavaş yavaş parçalar, betonu kumdan ve çakıldan ayırır, daha sonra bu su sisteme geri kazandırılır.
Ürün şu an konsept olsa da Ömer HACIÖMEROĞLU tarafından tasarlanan bu harika ürün sürdürülebilir bir gelecek için umut verici.
Aynı zamanda Ömer HACIÖMEROĞLU bu ürünüyle 2013 IDSA ödülünü aldı.
Geleneksel bina yıkımının sorunu nedir?
ERO’nun neden dikkat çekici bir fikir olduğunu anlamak için geleneksel yıkımın yarattığı sorunlara bakmak gerekir. Bir binayı patlatarak ya da kırıcılarla yıkmak hızlıdır, ancak geriye düzensiz ve karışık bir enkaz bırakır. Bu enkazda beton, çelik donatı, sıva ve diğer malzemeler birbirine karışır; bunları sonradan ayırmak zahmetli, maliyetli ve çoğu zaman eksik yapılan bir iştir. Sonuçta malzemelerin büyük kısmı geri dönüştürülmek yerine moloz olarak depolama sahalarına gider.
İnşaat ve yıkım atıkları, dünyada üretilen atığın en hacimli bileşenlerinden biridir. Betonun ana hammaddelerinden olan kum ve çakıl ise sanılanın aksine sınırsız değildir; talebi giderek artan, doğal kaynaklardır. Bu yüzden yıkım sırasında betonu bileşenlerine geri ayırıp yeniden kullanılabilir kılan her yaklaşım, hem atığı azalttığı hem de yeni hammadde ihtiyacını düşürdüğü için değerlidir.
Konsept tasarımlar geleceği nasıl etkiler?
ERO’nun henüz konsept aşamasında olması, fikrin değerini azaltmaz. Endüstriyel tasarımda konsept çalışmalar, mevcut bir soruna alışılmışın dışında bir yanıt önererek tartışmayı başlatma ve yönü işaret etme işlevi görür. Bir robotun binayı “yıkmak” yerine “silerek” malzemeyi ayrıştırması fikri, yıkımı bir yok etme eylemi olmaktan çıkarıp bir geri kazanım sürecine dönüştürme önerisidir.
Bu yaklaşım, döngüsel ekonomi denilen daha geniş bir düşüncenin parçasıdır: malzemeleri kullanım ömrü bittiğinde atmak yerine, mümkün olduğunca yeniden döngüye sokmak. Bir tasarımcının böyle bir konsepti ortaya koyması ve bunun uluslararası tasarım ödülleriyle tanınması, sürdürülebilirlik düşüncesinin yalnızca üretim aşamasını değil, yapıların yıkım aşamasını da kapsayacak biçimde genişlediğini gösterir.
kaynak: designer-daily




