KIMXGENSAPA tasarım stüdyosunun tasarladığı mobilyalar narsisizme pozitif yönlü bakıyor. Sandalyelerinde İran usulü pencere stili kullanılarak gölge oyunları yapılmaya çalışılmış. Duvar lambalarında ise 2 adet led aydınlatma kullanılmış ve 5 parça ahşap parçasından oluşmakta.
Narsisizm bir mobilyaya nasıl ilham olur?
Narsisizm sözcüğü kökenini Yunan mitolojisindeki Narkissos’tan alır: kendi yansımasına âşık olan ve sudaki görüntüsünden gözünü alamayan genç. Bu mit, yüzyıllardır sanat ve tasarımda yansıma, ayna ve kendine bakış temalarının kaynağı olmuştur. Bir mobilya koleksiyonunun narsisizmden esinlenmesi de bu noktada anlam kazanır; mesele kendini beğenmeyi yüceltmek değil, izleyiciyi kendi yansımasıyla ve eşyaya bakışıyla bir oyuna davet etmektir.
Bu koleksiyonda gölge oyunlarının ve ışığın öne çıkması tesadüf değildir. Yansıma ve gölge, bir nesnenin kendini ortama “yansıtmasının” en doğrudan yoludur. İran mimarisinden tanıdık olan kafesli pencere motifleri, ışığı süzerek mekâna desenli gölgeler düşürür; mobilya böylece sabit bir nesne olmaktan çıkıp gün boyunca değişen bir görsel etki üreten bir öğeye dönüşür.
Kavramsal mobilya tasarımı neyi amaçlar?
Bu tür çalışmalar, kavramsal ya da anlatısal tasarım denilen alana girer. Burada amaç yalnızca oturulacak bir sandalye ya da aydınlatacak bir lamba üretmek değil; bir fikri, bir duyguyu ya da kültürel bir göndermeyi nesne aracılığıyla anlatmaktır. İşlev hâlâ önemlidir, ancak nesne aynı zamanda bir mesaj taşır ve kullanıcıyı düşünmeye, bakmaya, yorumlamaya çağırır.
Aydınlatma ve gölgeyi tasarımın merkezine almak, mobilyayı yalnızca dokunulan değil, ışıkla birlikte deneyimlenen bir nesneye dönüştürür. Led aydınlatma ile ahşabın bir araya gelmesi, sıcak doğal malzeme ile kontrollü ışığın karşılaşmasıdır; gölgeyi taşıyan kafes ise bu ışığa biçim verir. Sonuçta narsisizm teması, kullanıcının nesneye bakarken aslında kendi bakışı ve yansıması üzerine de düşündüğü ince bir anlatıya dönüşür.
kaynak:Designmilk









