Art Deco nedir?
Art Deco, 1920’ler ve 1930’larda dünya çapında etkili olan, geometrik biçimleri, simetrik düzeni ve lüks malzemeleriyle tanımlanan dekoratif bir sanat ve tasarım akımıdır. Adı, 1925’te Paris’te düzenlenen Exposition Internationale des Arts Décoratifs et Industriels Modernes sergisinden gelir. Görsel ve dekoratif sanatlardan modaya, mimariden sinemaya ve ürün tasarımına kadar çok geniş bir alanı etkilemiştir. Art Deco’yu benzeri akımlardan ayıran en temel özellik, geçmişe değil geleceğe ve modern ilerlemeye yönelmesidir.
Akım, erken 20. yüzyılın avangart resim akımlarından beslenir. Kübizmin parçalı formları, fütürizmin hız ve makine hayranlığı, konstrüktivizm ve süprematizmin geometrik dili Art Deco’nun görsel kelime dağarcığını oluşturur. Bu nedenle Art Deco bazen “evcilleştirilmiş kübizm” olarak da anılır. Akım, bu modern kaynakları lüks ve dekoratif bir anlayışla birleştirerek kendine özgü bir sentez yaratmıştır.
Art Deco nasıl ortaya çıktı?
Art Deco ilk olarak 1920’lerde Fransa’da, Paris’te belirginleşmiştir. Birinci Dünya Savaşı sonrasının iyimser ve gösterişe açık atmosferinde hızla yayılmış, iki dünya savaşı arasındaki dönemin en popüler tasarım dili haline gelmiştir. Tasarımcılar, kendi geometrik anlayışlarına uyum sağlayacak egzotik kaynaklar aramış, bu arayış Antik Mısır, Mezopotamya, Asya, Afrika ve Orta Amerika sanatından zengin bir motif dağarcığı doğurmuştur. Özellikle 1922’de Tutankamon’un mezarının keşfi, Mısır motiflerine olan ilgiyi artırmıştır. Böylece Art Deco, ilk gerçek anlamda küresel dekoratif akım niteliği kazanmıştır.
Victoire (1928), Sanatçı: René Lalique
Art Deco’nun özellikleri nelerdir?
Art Deco stili, modern teknolojiyi yansıtan düz çizgiler, geometrik şekiller, aerodinamik formlar ve parlak, kimi zaman çarpıcı renklerle tanımlanır. Zikzaklar, basamaklı düzenler, ikizkenar yamuklar, güneş ışını desenleri ve iç içe geçmiş açılı motifler en sık görülen biçimlerdir. Simetri ve düzen, akımın temel ilkeleridir.
Akım, lüks bir anlayışla başlamıştır. İlk dönemde gümüş, kristal, fildişi, abanoz, yeşim ve vernik gibi değerli malzemeler kullanılmıştır. Köpek balığı derisi ve zebra derisi gibi egzotik malzemeler de tercih edilmiştir. 1929 ekonomik krizinden sonra ise krom, alüminyum, cam, çelik ve plastik gibi daha uygun ve modern malzemeler öne çıkmıştır.
Art Deco ile Art Nouveau arasındaki fark nedir?
İki akım da güçlü süslemeye ve dekoratif zenginliğe önem verir, ancak görsel dilleri zıttır. Art Nouveau doğadan beslenir; eğrisel, akışkan ve bitkisel formlar kullanır. Art Deco ise sanayileşmeden ve teknik ilerlemeden ilham alır; geometrik, keskin ve simetriktir. Art Deco ayrıca Bauhaus ile de karşılaştırılır. Her ikisi de geometriye dayansa da Bauhaus sadeliği ve işlevselliği savunurken, Art Deco lüksü, süslemeyi ve gösterişi tercih eder. Bu yönüyle Art Deco, modernizmin daha dekoratif ve süslü kanadını temsil eder.
Önemli sanatçılar ve eserler
Art Deco, farklı disiplinlerde öne çıkan isimler yetiştirmiştir.
René Lalique, cam tasarımının ustasıdır. “Victoire” adlı araba süsü ve dekoratif cam panoları akımın zarafetini simgeler.
Tamara de Lempicka, Art Deco resminin en tanınan ismidir. Keskin hatlı, parlak ve modern portreleri dönemin ruhunu yansıtır.
Jean Dupas, afiş ve dekoratif pano tasarımlarıyla; Erté ise moda illüstrasyonu ve sahne tasarımıyla akımın görsel dilini belirlemiştir.
Mimaride William Van Alen, New York’taki Chrysler Binası ile akımın en ikonik yapısını ortaya koymuştur. Basamaklı çelik tacıyla bina, Art Deco’nun sembolü sayılır. Rockefeller Center ve Empire State Building de akımın izlerini taşıyan önemli yapılardır. New York’taki Radio City Music Hall ise iç mekân tasarımıyla akımın görkemli bir örneğidir.
Art Deco mimaride nasıl yansıdı?
Amerika Birleşik Devletleri’nde Art Deco, en yaygın olarak mimaride kendini göstermiştir. Akımın Amerika’ya gelişinde 1922 Chicago Tribune gökdelen yarışması önemli bir dönüm noktası olmuştur. Gökdelenlerin basamaklı silüetleri, geometrik bezemeleri ve görkemli girişleri akımın imzası haline gelmiştir. Mimari, Antik Mısır, Babil, Asur ve Aztek yapılarından alınan matematiksel ve geometrik düzeni modern bir dille yeniden yorumlamıştır. Akımın örnekleri yalnızca Amerika ile sınırlı kalmamış; Birleşik Krallık, İspanya, Küba, Arjantin, Avustralya, Hindistan ve Brezilya gibi pek çok ülkeye yayılmıştır. İstanbul’da Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı gibi yapılar da bu üslubun izlerini taşır.
Mısır Apartmanı, Beyoğlu
Günümüz tasarımına ve sonraki dönemlere etkisi
Art Deco, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra popülerliğini bir süre kaybetse de 1960’larda tüketim kültürüyle birlikte yeniden canlanmıştır. Küresel bir görsel dile sahip olması ve seri üretime uygunluğu, mirasının günümüze taşınmasını sağlamıştır. Bugün akımın geometrik düzeni ve lüks çağrışımı, marka kimliklerinde, logo tasarımlarında, otel ve sinema iç mekânlarında sıkça karşımıza çıkar. Mücevher ve moda dünyasında Art Deco esinli koleksiyonlar düzenli olarak yeniden üretilir.
Akımın popüler kültürdeki etkisi de güçlüdür. Filmler, dizi tasarımları ve özellikle “The Great Gatsby” gibi yapımlar, Art Deco estetiğini geniş kitlelere yeniden tanıtmıştır. Grafik tasarımda zikzak, güneş ışını ve basamaklı motifler hâlâ zarafet ve gösteriş çağrışımı yaratmak için kullanılır. Art Deco kurumları ve koruma dernekleri, akımın altın çağında inşa edilen anıtsal yapıların restorasyonu üzerinde çalışmaya devam etmektedir. Böylece Art Deco, hem nostaljik bir lüks dili hem de modern tasarımın ilham kaynaklarından biri olarak varlığını sürdürür.
Kaynaklar:

