Otel, ofis vb. mekanlara girildiği ilk anda Lobi tasarımı kişiler üzerinde mekan ile ilgili ilk izlenimi oluşturur. Ayrıca, ortamdan ayrılmadan önce görülen son yerin burası olması dolayısıyla da, mekanlar hakkında kişiler üzerinde olumlu etkiler bırakmak için Lobi tasarımına önem verilmelidir. Buna rağmen, “Lobi” ya da ‘’giriş alanı’’ olarak adlandırılan yerler, mekanların genel tasarımı içinde ihmal edilen bölümler olmaya eğilimlilerdir. Bunlar göz önüne alındığında aslında bu alanları dekore etmek görüldüğü kadar kolay değildir. Yazının devamında Lobi tasarımı ile ilgili işinizi kolaylaştıracak faydalı ipuçlarını bulabilirsiniz.
Bir otel lobisi yalnızca dekoratif bir vitrin değil, aynı zamanda yoğun bir işlev alanıdır. Misafir buraya gelir, bekler, oturur, resepsiyonla iletişim kurar ve çoğu zaman asansöre ya da diğer alanlara buradan yönelir. Bu nedenle lobi tasarımında estetik kararlar kadar sirkülasyon, yani insanların mekanda nasıl hareket ettiği de önemlidir. İyi bir lobide giriş, resepsiyon, bekleme ve geçiş alanları birbirini engellemeyecek şekilde kurgulanır.
Mobilyalar nasıl seçilmelidir?
Otel Lobileri misafirlerin giriş çıkış işlemlerini yaptığı ve genellikle bekleme alanı olarak kullanılan bölümlerdir. Bu alanlar için öncelikle müşteriler üzerinde davetkar ve sıcak bir his uyandıracak mobilyalar seçilmelidir. Sandalye ve koltukları seçerken konforlu olup olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Burada vakit geçiren müşteriler için kullanılan sehpaların çay kahve vb. tüketimlere uygun seçilmesi de önemlidir. Tüm bu düzenlemeler, evlerin oturma odası yapısına benzer bir biçimde olabilir.
Lobi mobilyaları, evlerde kullanılan mobilyalardan farklı olarak yoğun kullanıma dayanmak zorundadır. Bu nedenle dayanıklı, kolay temizlenen ve aşınmaya dirençli kumaşlar ve yüzeyler tercih edilir. Oturma gruplarını tek bir büyük blok halinde değil, küçük ve farklı senaryolara hizmet eden kümeler halinde düzenlemek de iyi bir yaklaşımdır. Böylece yalnız bekleyen bir misafir, küçük bir grup ya da kısa bir toplantı için aynı mekan farklı kullanımlara olanak tanır.
Renkler mekanı nasıl etkiler?
Lobiler, mekanlara girdiğiniz anda ilk karşılaşılan alanlardır ve bu alanların boyanması aşamasında kişiler üzerinde olumlu etkiler bırakacak sıcak ve yumuşak tonlar içeren açık sarı ya da açık kahverengi gibi renkler tercih edilmelidir. Minimalist bir dekor için; beyaz, krem rengi, kırmızı dokunuşlu sarı, su mavisi veya mor gibi doğal renkler seçerek bunları uyum içerisinde kullanmalısınız. Ayrıca, duvar resimleri veya alternatif duvar dekorları ile farklı renkleri de ortama dahil edebilirsiniz.
Renk seçiminde otelin kimliğini de göz önünde bulundurmak gerekir. Bir iş oteli ile bir tatil otelinin lobisi farklı duygular uyandırmalıdır. Nötr bir zemin renk paletinin üzerine, marka rengini ya da mekana karakter katacak bir vurgu rengini ölçülü biçimde eklemek genellikle en dengeli sonucu verir. Çok sayıda canlı rengi bir arada kullanmak yerine, birkaç tonu doku ve malzeme çeşitliliğiyle zenginleştirmek daha rafine bir izlenim bırakır.
Işık lobide nasıl kullanılır?
Doğru aydınlatma ile mekanlara farklı ve daha etkili anlamlar yüklemek mümkündür, bu sebeple Lobilerin aydınlatma sistemleri de kişiler üzerinde iyi izlenimler bırakacak şekilde dekore edilmelidir. Tavanın merkezinde yer alan büyük bir avize ve etrafına yerleştirilmiş hafif aydınlatmaların oluşturduğu bir sistem ya da dekor aplikler, masa lambaları, mumlar ve lambaderlerden oluşan zemin aydınlatma sistemleri gibi farklı stil ve işlevlere sahip öğeler kullanılabilir. Burada önemli olan Lobinin ilgili bölgelerinde doğru aydınlatma sistemlerini kullanmaktır.
Profesyonel iç mimaride aydınlatma genellikle katmanlı olarak ele alınır. Genel aydınlatma mekanı baştan sona dengeli bir biçimde aydınlatır; görev aydınlatması resepsiyon bankosu gibi belirli işlevlerin yapıldığı noktaları destekler; vurgu aydınlatması ise bir sanat eseri, bir kolon ya da dokulu bir duvar gibi öğeleri öne çıkarır. Bu üç katmanın bir arada kullanılması, lobiye hem işlevsel hem de atmosferik bir derinlik kazandırır. Ayrıca gün boyu değişen doğal ışığa göre yapay ışığın şiddetini ayarlayabilen dimmer sistemleri, mekanın gün içinde tutarlı bir his vermesini sağlar.
Mimari öğeler tasarıma nasıl katılır?
Mimari alana özellikle özen göstermelisiniz. Örneğin, yüksek tavanı saran ilginç bir tasarım gibi alçak tavanlı bir salonu değişik tasarımlar ile dikkat çekici hale getirebilirsiniz. Eğer lobide kolonlar varsa bunları harika tasarımlara dahil edebilirsiniz.


Ev ve ya rezidanslara girişte lobi salonlarında misafirler beklerken daha cezp edici hale getirilebilir. Mesela, bir duvar kağıdını çerçeveleyerek farklı ve ilginç bir sanatsal çalışma ortaya çıkartabilirsiniz. Başka bir bakış açısı ise, tavanı göz alıcı ışıklandırma ile değişik şekillerde tasarımlar yapabilirsiniz.
Lobinin mimari öğeleri yalnızca dekoratif bir fırsat değil, aynı zamanda akustik ve konfor açısından da belirleyicidir. Yüksek tavanlı, sert yüzeyli mekanlarda ses yankılanır ve gürültü artar. Halı, perde, akustik panel ve yumuşak döşeme gibi malzemeler bu sorunu yumuşatır. İyi bir lobi tasarımı; görsel etki, işlevsel akış, aydınlatma ve akustik konforu birlikte düşünen bütüncül bir yaklaşımın ürünüdür.
Yazının Orijinali: Homedit










